14 Ağustos 2015 Cuma

Buz Kapanı- Alexandra Bracken// Kitap Yorumu

Adı: Buz Kapanı.     

Orijinal adı: Never Fade

Yazarı: Alexandra Bracken

Yayınevi: Parodi Kitap

Sayfa sayısı: 549

Ait olduğu seri ve sırası: Karanlık Zihinler, 2. kitap

Puanım: 5


Arka kapak;

Turuncu… lider… Roo… Herkes farklı bir şekilde sesleniyor bana. Oysa bir tek ben gerçekte ne olduğumu Biliyorum: bir canavar. Ve şimdi beni bekleyen zorlu bir görev var: Virüsün kaynağını açık eden çok gizli Bir bilgiye ulaşmak… Ve bu… bir zamanlar bana nefesim kadar yakın olan birinin ellerinde… Şimdi bir tercih yapmak zorundayım. Ya kalbimi özgür bırakacak ya da Karanlık zihinleri aydınlığa Kavuşturacağım… 

Yorumum;

Ben bu seriye, kitaba, yazara ve karakterlere bayıldım! Okuduğum en iyi diskoya bu seri olabilir. Ben bu kitaba ve seriye tur grubumuz sayesinde başladım. Şuan Kitap Avcıları olarak turunu yapıyoruz. Karanlık Zihinler için de yapmıştık fakat ben o turu yapmamıştım. Şimdi Parodi Kitap turumuza sponsor oldu ve kitabı bize gönderdiği için, ilk kitabı okumadan olmaz dedim. Acayip pişman olduğum önceden okumadığıma ama sanırım önceden okusaydım Buz Kapanı'nın çıkmasını besleyemezsdim. 
Ruby bu kitapta bildiğiniz evrim geçiriyor. Kişisel özellikleri yani. Bizim ürkek, pısırık Ruby'miz güçlü, kendine güvenen ve kararlı bir kıza dönüşüyor ve ben bu haline resmen aşık oldum!
Hiçbir sayfasında sıkılmadım ve şimdi ne olacak diye okudum bütün kitabı. Bu seri beni distopyalara bağladı resmen!
Yazarın dili de ayrı bir hoşuma gitmedi. Gereksiz detaylar eklemiyor ve buna rağmen çok açıklayıcı bir şekilde anlatıyor. 
Karanlık Zihinler'den daha güzeldi bence ;)



25 Haziran 2015 Perşembe

Kaçınılmaz- Amy A. Bartol// Kitap Yorumu

Kitabın adı: Kaçınılmaz


Orijinal adı: Inescapable

Türü: Romantik, Paranormal

Yazarı: Amy A. Bartol

Çevirmeni: Merve Özcan

Sayfa sayısı: 430

Yayınevi: Yabancı Yayınları

Benim puanım: 5

Goodreads puanı: 4.08

Ait olduğu seri ve sırası: The Premonition Series #1


ARKA KAPAK;
Evie Claremont üniversiteye başladığında, gördüğü kâbusların biteceğini ummuştu. Ama bitmemişlerdi... En garip durumlarda bile mantıklı bir açıklama bulmaya çalışan Evie'nin hayatında, ikinci sınıf öğrencisi Reed Wellington'la tanıştıktan sonra akla mantığa sığmayacak şeyler olmaya başlamıştı. Reed'e karşı hissettiği anlamsız çekim de işleri iyice karıştırıyordu. Çünkü Reed, Evie'ye hayatta başına gelip gelebilecek en korkunç şeymiş gibi davranıyordu. Yine de ne zaman ihtiyacı olsa, hayatını kurtarmak için Reed oradaydı…

Reed'in sakladığı sır neydi? Evie'nin şüpheleri doğru muydu? Peki, rüyalarında gördüğü o karanlık gelecek kaçınılmaz mıydı?



BENİM YORUMUM;
Bu kitap!
Aman Tanrım!
Niye bitti ki?
İkinci kitap nerede!?
Hayatımdan Reed'i çıkarmaya hazır değilim ve asla olamayacağım.
Bu seri bitmesin. Lütfen.
Kaçınılmaz, son zamanlar da okuduğum en mükemmel kitaptı. En harika kurgu ve en iyi karakterlere sahip. Ayrıca beni eski tempoma soktu. Normalde bir günde en az 100 sayfa okurdum ama The 100'dan sonra bu düzen bozulmuştu ve nedense okuyamıyordum. Bir sürü güzel kitapla karşılaştım o sıra da mesela Gözlerindeki Canavar ve Eksik Parça. Hatta Diriliş. Hiç biri beni o berbat durumdan kurtaramadı. 
Kaçınılmaz ilacım oldu resmen.Gece yatmadan önce sonraki sayfalarda neler olacağının hayalini kurar oldum resmen! Bu en son ne zaman başıma geldi hatırlamıyorum bile.
Tek sorunum çeviriydi. O kadar çok yazım hatası ve saçmalık vardı ki... Neyse ki kurgu bunu gölgeliyordu da kitaptan nefret edecek hale gelmedim. Kitapta çevirmen 'hızlı' yazmak istemiş ve yazdığı şey 'HHHHHHhızlı' idi. Bu ne!? Umarım serinin geri kalanını aynı kişi çevirmez. Kurtar bizi Yabancı!
İkinci kitabı dört gözle bekliyorum ama 5-19 temmuz arasında çıkarmasınlar o sıra da yurtdışında olacağım alamam :(.
Reed, en sevdiğim karakter olmaya aday şuanda. Reed'i istiyorum. Bu kadar basit. Evie de iyi bir karakterdi. Russell dışında beni sinirlendiren bir şey yapmadı.
Russell demişken ondan nefret ediyorum. Bir şey yapmasına gerek yok, var olması bile beni sinir ediyor. Umarım diğer kitaplarda ölüyordur.
Buns ve Brownie en sevdiğim karakterler arasına girmeye hak kazandı! Çok enerjik ve eğlenceliler. Umarım üniversite de ben de onlar gibi arkadaşlar edinirim. Kızlar hep beraber yaptığı şeyler o kadar güzel insan oturduğu yerden bile kıskanıyor. 
Freddie'yi de çok sevmiştim. Hatta okurken düşünüyordum bloga onun hakkında yazacaklarımı. Onun gibi bir en iyi arkadaşa her kızın ve erkeğin ihtiyacı var ama...
Kitabın sonundaki olaylar tamamen şok ediciydi. Son iki bölümde 'YOK ARTIK!'dan başka bir kelime ağzınızdan çıkmıyor. Neyse ki bu kitabın sonunu daha önceden okumamıştım da tadını kaçırmamışım.
Amy, en sevdiğim yazarlar arasına girdi.

Satın almak için;
veya;

Serini diğer kitapları;




2. Kitap












3. Kitap










4. Kitap








5. Kitabın sadece adı belli; Iniquity






Lanetli- K. A. Tucker// Kitap Yorumu



Kitabın adı: Lanetli         

Orijinal adı: Anathema

Sayfa sayısı: 352

Yazarı: K. A. Tucker

Yayınevi: Yabancı Yayınları

Çevirmeni: İnci Nazlı

Türü: Genç- Yetişkin, Fantastik

Goodreads puanı: 3.89

Benim puanım: 4

Ait olduğu seri ve sırası: Casual Enchantment ilk kitap


Arka kapak: 

"Aşk, macera, tehlike, ihanet… bu seride hepsi var." 
-The Bookish Babes-

"Dozunda macera ve aşk beni kitabın içine çekti ve sonuna kadar koltuğumun kenarında tuttu." 
-Shelly Crane, New York Times ve USA TODAY Çok Satan Yazar-

"Bu hikâyede hiçbir şeyi tahmin etmeniz mümkün değil!" 
-Magical Urban Fantasy Reads-

Evangeline gençlik yıllarında adeta görünmezdi. Koruyucu ailesi duygusuz bir robota benziyordu ve sınıf arkadaşları genel olarak o yokmuş gibi davranıyorlardı. On sekiz yaşına girmek üzereydi ama tamamen yalnızdı ve birileriyle bağ kurmak için yanıp tutuşuyordu. Herhangi birisiyle…

Bir kafede Sofie ile karşılaştığında aradığı kişiyi bulduğunu düşünmüştü. Sofie'nin asistanı olması için sunduğu teklifi kabul ederek her şeyini geride bırakıp Manhattan'a taşındığında, kendisini pırlantaların ve sınırsız harcanan paranın sıradan olduğu, lüks bir dünyanın içinde bulmuştu.

Tüm bu cömertliğin ortasında, etrafında dönen gariplikleri göz ardı etmesi son derece kolaydı: Sofie'nin sergilediği tuhaf ve şiddet eğilimli davranışları, canavar gibi koruma köpekleri. Hatta kâbuslarında gördüğü kanlı cinayetleri, mağaralarda yaşayan evsizleri ve beyaz gözlü iblisi, özellikle de yakışıklı Caden'ı. Ama bir gece uyandığında boynundaki diş izleri bu peri masalının çabucak uçup gitmesine neden olmuştu. Yavaş yavaş Sofie'nin ve arkadaşlarının sırları ortaya çıkıp da diş izlerinin açıklaması ve rüyaları netleştikçe, gerçeğin hayal bile edemeyeceği kadar korkunç ve gizemli olduğunu fark etmişti. Şimdi, Evangeline'in yalanlarla dolu bir dünyada hayatta nasıl kalacağına karar vermesi gerekiyordu!
(Tanıtım Bülteninden)

Benim yorumum:

Başlamadan önce kitabın en sevdiklerim arasında kendisine yer edindiğini bilmenizi istiyorum. Gerisini okumanıza pek gerek yok. Eğer fantastik vampirli kitapları seviyorsanız bilgisayarınızı kapatıp en yakın kitapçıya gidebilirsiniz.
Eğer daha tatmin olmadıysanız yazımın sonunda kendinizi bir kitapçıda bulacağınıza da eminim.
Kendi zevklerimi, ilgi alanlarımı keşfettiğimden beri vampirlere karşı büyük bir zaafım var ve dünya üzerindeki en sevdiğim fantastik yaratık vampirlerdir. Kitabın kapağı her ne kadar ''Ben distopyayım.'' dese de değil. Yani vampirlerle alakalı olduğunu öğrendiğimde cidden çok sevinmiştim.Kitaba başladım ve sıkılmadan da devam ettim. Ama ne yazık ki benim berbat bir huyum var. Olduğum sayfayla ilgilenmeyi bırakıyorum ve ondan sonraki 20 sayfayı ezberleyip öyle devam ediyorum. Bu berbat bir şey ve bunu Lanetli'ye de yaptım.
Kitabın ön kapağında tahmin edilemez olduğu yazıyordu. Ben tüm detaylarıyla karıştırmamıştım kitabı ve kafamda bazı teoriler vardı elbet. Bu tür şeylerle çok ilgilendiğim için olası bütün durumları biliyorum ve geniş bir hayal gücüm var. Teorilerimden biri yarım olarak tuttu. Yani birkaç detayı eksikti. Ama o sonu kesinlikle tahmin edemezdim!
Aslında sonunu merak edip okumuştum. Ve tekrar okuduğumda yine aynı şoku yaşadım. Tucker, gerçekten de iyi iş çıkarmış.

İndirimden yararlanmak için;
veya,


Serinin diğer kitapları;





2. Kitap; Sığınak













3. Kitap, Türkçe adı belli değil.












4. Kitap, Türkçe adı belli değil.





20 Haziran 2015 Cumartesi

The 100- Kass Morgan// Kitap Yorumu




Kitabın adı: The 100

Yazarı: Kass Morgan

Türü: Bilim kurgu

Dili: İngilizce

Puanım: 4/5



Kısaca konusundan bahsedeyim; 100 yıl sonrasında bahsediyor kitap. Bizler zamanında Dünya üzerindeki yaşamı radyasyonla yok etmişiz ve bazı şanslı insanlar uzaya kaçmışlar. Uzay istasyonlarını birleştirmişler ve ona Arcadia adını vermişler. Oksijen kısıtlı olduğundan dolayı buradaki suçlar çok önemli. Eğer 18 yaşından büyükseniz suçunuz ne olursa olsun öldürülüyorsunuz. Yani uzaya atılıyorsunuz. Eğer 18 yaşından küçük iseniz hücrelere tıkılıyorsunuz ve 18 yaşınıza bastığınız anda uzaya atılıyorsunuz. Ayrıca yine aynı nedenden dolayı her ailede sadece bir çocuk olabilir yani kimsenin kardeşi olmamalı.

Oksijen artık yetmediğinden dolayı hücredeki 100 çocuk suçluyu Dünya'ya gönderme kararı alınıyor fakat bir tanesi kaçmayı başarıyor.

Dünya'ya inen 99 suçlu radyasyondan etkilenmiyor fakat radyasyondan çok daha büyük problemleri var.

Öncelikle kitabın diziden farklı olduğunu söylemek istiyorum. Yukarıya yazdığım konu her ne kadar çok benzese de bundan daha fazlası var kitapta. 

Uzay gemisinden kaçmayı başaran kişi, Glass, sayesinde yazar bizi uzaydaki olaylara da bağlamış. Onu olaya hiç katmasaydı kitabın sıkıcı bir hal alacağını düşünüyorum. Sürekli Dünya sıkardı. Glass sayesinde Arcadia'da neler olup bittiğini de öğrendik en azından.

Ben kitabı orijinal hali ile okudum ama seviyesi Intermediate'ten düşük olanlara önermiyorum, anlamazsınız. Biraz sözlük yardımı ile Intermediate, Upper-intermediate çok rahat okur. Yeni bende öyle oldu. Ama seviyeniz daha düşükse ve yine de ingilizce bir kitap okumak istiyorsanız size en iyi Penguin Readers'ın klasik romanları olur. Hani o seviye seviye olanlardan ama illa roman okumak istiyorsanız Fangirl veya John Green kitaplarına bakabilirsiniz onlar biraz daha kolay seviyede.

Ben kitabı diziden daha çok sevdim çünkü kitapta diziden beklediklerim gerçekleşti. En azından birisi. Ama her koşulda kitap en iyisidir :D.

Benim kitaptaki favori karakterim Bellamy oldu. Kitap okurken bi anda uzaktaki bir noktaya dalıp ''Ahh şimdi şöyle olsa n güzel olurdu...'' diye düşünürüz ya, ben ne zaman Bellamy için öyle düşünsem bu bir sonraki sayfa da gerçekleşti. Bellamy değer verdiği insanlar için fazla korumacı. Ben onun bu özelliğine bayılıyorum. Octavia'yı ne pahasına olursa olsun koruması bence mükemmel bir şey. Aynı ilgiyi Clarke'a da göstermesi daha da mükemmel. Ayrıca çok yakışıklı, seksi ve de kaslı. Kısacası benim mükemmel erkeğim Bellamy Blake.

Dizide olup da kitapta olmayan bir sürü karakterin eksikliğini hissettim ne yazık ki. Mesela Monty ve Jasper. O ikisi beni hep güldürmüştü ve olsalardı kitaba neşe katarlardı en azından. Her ne kadar nefret etsem de Finn'in de eksikliğini hissettim. Bellamy'nin Clarke açısından bir rakibe ihtiyacı var bence Wells yetersiz kalıyor. Bir aşk üçgeni güzel giderdi...


                                                                                 






Diriliş- Tess Gerritsen// Kitap Yorumu



                                             Diriliş yorum videosu için tıklamanız yeterli:)

3 Mayıs 2015 Pazar

Nisan Ayında Okuduklarım



İŞTE NİSAN AYINDA OKUDUKLARIM!! 4 KİTAP. BİLİYORUM ÇOK AZ FAKAT NİSANDA KAMPA GİTTİM + SINAV AYIMDI (ARTIK AY OLDU HAFTALAR :D) + HİÇLİĞİN KIYISINDA'YI OKURKEN KİTABI 3 GÜN OKULDA UNUTTUM VE O 3 GÜNDE OKULDA DEĞİLDİM. YANİ BAYAĞI ZORLU BİR AY GEÇİRDİM. DİLERİM MAYIS DAHA HAFİF VE BOL KİTAPLI GEÇER FAKAT HİÇ SANMIYORUM. MALUM 3. SINAVLAR VAR :'(


TATLI TEHLİKE'NİN YAZISINI ZATEN PAYLAŞMIŞTIM O YÜZDEN ONU BURADA YORUMLAMAYACAĞIM. EĞER OKUMADIYSANIZ LİNK: http://kitapokuyanpenguen.blogspot.com.tr/2015/04/tatli-serisi-wendy-higgins.html


BU YAZIMDA KİTAPLARI NORMALDE YAPTIĞIM GİBİ YORUMLAMAK YERİNE INSTAGRAM'DA YAPTIĞIM GİBİ KISA KISA BAHSEDECEĞİM ÇÜNKÜ KİTAPLARIN KENDİ YORUMLARI GELECEK.

HARİKA PİÇ: 5/5

NASIL BAŞLASAM BİLEMİYORUM AMA ÖNCE EROTİK OLDUĞUNU SÖYLEMELİYİM SANIRIM HEHE :D BİLDİĞİNİ GİBİ -BİLMİYORSANIZ ARTIK ÖĞRENDİNİZ- BEN EROTİK OKUMAYI DAHA ÇOK SEVİYORUM ÇÜNKÜ EROTİKLER DAHA TUTKULU OLUYOR BANA AŞKI TAM OLARAK GEÇİREBİLİYOR. VE BEN TAM BİR DUYGUSAL AHMAK OLARAK KİTAPLARDAKİ AŞKI HİSSETMEYE BAYILIYORUM. BU DEMEK DEĞİLDİR Kİ BEN FANTASTİK VEYA BİLİMKURGU OKUMUYORUM BİLİMKURGUYA DA BAYILIRIM AMA EROTİK KİTAPLAR CANDIR :P

HER NEYSE BEN YORUMUMA DEVAM EDEYİM:

ASLINDA HARİKA YABANCI HARİKA PİÇ'İN DEVAM KİTABI OLSAYDI ÇOK DAHA GÜZEL OLURDU ÇÜNKÜ SADECE BİR KİTAP BİR KİTAPKURDUNA ASLA YETMEZ! MESELA BEN ŞUAN O KARAKTERLERİ ÖZLÜYORUM - HER NE KADAR İSİMLERİNİ HATIRLAMASAM DA. BAŞTA BİRBİRLERİNDEN DELİCESİNE NEFRET EDİYORLARDI FAKAT BİR O KADAR DA ARZULUYORLARDI. ZATEN BENİ KİTABA BAĞLAYAN SEBEPLERİN BAŞINDA DA BU ETKEN GELİYOR. 

KİTAP HEM KADININ HEM DE ADAMIN AĞZINDAN ANLATILIYORDU Kİ BU DA BENİM BİR KİTAPTA BAYILDIĞIM BİR ÖZELLİKTİR. ADAMIN DÜŞÜNCELERİ ÖZELLİKLE DE KADINLA İLGİLİ OLANLAR BENİ ADAMA RESMEN BAĞLADI.

ÇOK FAZLA UZATMADAN  İKİNCİ KİTABA GEÇELİM.

HİÇLİĞİN KIYISINDA: 5/5 AZ BİLE

HİÇLİĞİN KIYISINDA BİZİM TUR KİTABIMIZDI AMA OLMASAYDI DA YİNE OKURDUM. ASLINDA ÇOK ÖNCEDEN ALMIŞTIM KİTABI FAKAT NEDENSE BİR TÜRLÜ OKUMAMIŞTIM. DAHA ÖNCE OKUMADIĞIM İÇİN ÇOK PİŞMANIM ŞUAN. EĞER ELİNİZDE VARSA SAKIN BEKLETMEYİN SONRADAN TAMAM PİŞMAN OLUYORSUNUZ, BENDEN SÖYLEMESİ.

BENCE 'MÜKEMMEL ERKEK' ANDREW'E ÇOK YAKIŞIYOR. O KESİNLİKLE MÜKEMMEL. HER KIZIN HAYALİNDEKİ ERKEK TİPİNE UYDUĞUNA ADIM KADAR EMİNİM. HEM GİTAR ÇALIYO, HEM ŞARKI SÖYLEYEBİLİYO, HEM YEŞİL GÖZLÜ HEM KASLI HEM DE YAKIŞIKLI. DAHA NE İSTEYEBİLİRİZ Kİ?

HİÇLİĞİN KIYISINDA DA HEM ERKEK HEM DE KIZ TARAFINDAN ANLATILIYOR.


ADANMIŞ GÜZELLİK: 5/5

ADANMIŞ GÜZELLİK ACITAN GÜZELLİK'İN İKİNCİ KİTABI. İLK KİTAPTA BİZİ ZATEN JACK HENRY'YE AŞIK ETTİLER. BU KİTAPTA DAHA DA ETTİLER. YANİ KİTABI BIRAKTIĞINIZ ANDA JACK HENRY'Yİ ÖZLÜYORSUNUZ. BU HEM MÜKEMMEL HEM DE BERBAT BİR ŞEY.

ADANMIŞ GÜZELLİK VE ACITAN GÜZELLİK DE HEM KADIN HEM DE ADAM TARAFINDAN ANLATILDI.

UMARIM ÜÇÜNCÜ KİTAP EN YAKIN ZAMANDA ÇEVRİLİR. SONU KÖTÜ BİTMİYOR FAKAT İNSAN SONRASINDA NE OLACAĞINI MERAK EDİYOR :D


BU KADAR YETECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. YORUMLARIMIN KISA BİR ÖN OKUMASI OLSUN BU :)

BU ARADA HER KİTABA 5/5 VERDİĞİMİ FARK ETTİM :D BU AY CİDDEN GÜZEL KİTAPLAR OKUMUŞUM :P

BİR SONRAKİ YAZIMDA (BÜYÜK İHTİMALLE HARİKA PİÇ YORUMU) GÖRÜŞMEK ÜZERE...

BANA ULAŞMAK İÇİN:
INSTAGRAM: @kitapokuyanpenguen
GMAİL: kitapokuyanpenguen@gmail.com

27 Nisan 2015 Pazartesi

TERSYÜZ - AMY HARMON

Kitabın adı: Tersyüz
Orijinal adı: Making Faces
Yazar: Amy Harmon
Çevirmen: Arzu Altınanıt
Sayfa sayısı: 373
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Kapak türü: İnce kapak
Basım yılı/yeri: Aralık,2014 İstanbul
Amazon puanı: 5/5
GoodReads puanı:4.2/5
Benim puanım: 5/5

Tanıtım:

MODERN ÇAĞIN GÜZEL VE ÇİRKİN'İ...

Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a aşıktı. Belki de bu kadar yakışıklığı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki herşey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana dek...

Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüş hikayesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi...
Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa; yaralı bir savaşçının sıradan bir kıza olan aşkının hikayesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i...

KİŞİSEL YORUMUM;

Açıkçası okurken bayağı ön yargılıydım ve 3. tekil şahıs ağzından yazıldığını fark ettiğimde''Neden bunu okuyorum ki?'' demiştim. Yanımda başka kitap olmadığından okumaya devam etmiştim bende. İyiki okumayı bırakmamışım ve keşke çok daha önce alıp okusaymışım!

Kitapta hiç ağlamadığım kadar ağladım, hiç hissetmediğim kadar acı çektim desem yeridir. Ben nedense sürekli kitap karakterleriyle empati kuruyorum ve eğer kötü bir şey olduysa kafamda daha da abartıp hayallere dalıyorum. Bu hem güzel hem de berbat bir şey! Acı çeken hep ben oluyorum! 

3. tekil şahıs ağzından olmasına rağmen bana duyguları çok başarılı bir şekilde hissettirdi. Fern'in içindeki yaşadığı herşeyi kendimde de buldum. Kendisiyle hem bu kadar barışık yaşayan hem de bu kadar nefret eden birinin anlatılışı pek de kolay olmasa gerek...

Amy Harmon, Tersyüz ile bize aşkın kör olduğunu göstermiş ve kanıtlamış oldu. Herkesin okuması gereken bir kitap bence. En azından kütüphanenizde bulunmalı.


Kitapta Fern'in kuzeni olan Bailey diye bir karakter vardı, sanırım en çok onu sevdim. Bu kitapta aşk acısı çekmeyen kimse yok sanırım! Bailey'de doğuştan gelen bir hastalık var; yaşı ilerledikçe kasları zayıflıyor ve felç olmaya başlayıp sonunda da ölüyor. Bailey, kendisi ile aynı hastalığı paylaşanlara göre çok daha sağlıklı biri. Öleceğini bilmesine rağmen yaşamaktan zevk alıyordu ve çok da neşeliydi. Kitabın olmazsa olmazıydı resmen. *devamında büyük spoiler* Amy'nin onu öldürmesi bence bütün okurlarına büyük bit hayal kırıklığı yaşatmıştır. *spoiler sonu* 

Ambrose ile Fern'in Bailey adında bir oğulunun olması ise beni en çok duygulandıran yerlerden biriydi. Ambrose ve Fern'den bahsetmişken şuna değinmezsem olmaz; bence evliliklerinden çok daha fazla bahsedilmeliydi. Bir tek o eksik gibiydi ama bir sorun yaratmaz. Kitabın tamamı mükemmel.

Kısacası; eğer 3. tekil şahıs ağzından yazılmış kitapları okuyabiliyorsanız, birazcık savaşa 'hayır.' demiyorsanız ve güzellik sizin için önemli değilse bu kitabı %100 okumalısız.


Bana ulaşmak için;
instagram: @kitapokuyanpenguen
tur hesabı instagram: @kitapavcilari
tur bloğu: kitapavcilarii.blogspot.com

photo by me